HOŞGELDİNİZ
MENÜ  
  Ana Sayfa
  ziyaretçi defteri
  KAYIT OL
  selena resimleri
  yazılı avatar
  SEVGİLİ DOSTLARIMIZA:)....
  asi dizisi resimleri
  kapak nickleri
  ilginç resimler
  isimli avatar
  AKROSTİŞ ŞİİRLERİM
  kanka veya kan kardeş avatarları
  SENİ SEVİYORUM YAZILARI
  hepsi 1 hayatları :)
  şekilli harfler :)
  aşk nickleri
  KOMİK NİCKLER
  ÇOOOKKK KOMİKKK
  lütfen bunu herkes yapsın
  ters oku ters söyle
  KISA AŞK ŞİİİRLERİ
  bebek resimleri
  DOSTLARA......
  KİM OLMAK İSTİYORSUN?..:):)
  OKUYUN!!!!!
  ARKADAŞLIK HAFTASI İÇİN....
  GERÇEKTEN ÇOK DOĞRU:(
  %100 DOĞRUYMUŞ
  YILIN E-POSTASI
  ALLAH İÇİN OKUYUN!!!
  ARKADAŞINIZ SİZİ TANIYORMU?
  TÜRK KADINININ GÖREVLERİ(SONUNA KADAR OKUYUN)
  ARKADAŞ VE DOST KAVRAMI
  DOST İLE İLGİLİ RESİMLER
  KEDİ RESİMLERİ
  KALP RESİMLERİ
  NE ARARSAN BURDA SÜPER YAZILAR VE AVATARLARRRR
  İSİMLER VE ANLAMLARI(KIZ)
  =BURÇLAR VE ÖZELLİKLERİ=
  MANZARA RESİMLERİ
İSİMLER VE ANLAMLARI(KIZ)
  • Açangül: Açılan gül çiçeği.
  • Açelya: Fundagillerden çok renkli çiçekler açan bitki.
  • Açılay: Ay'ın şekilleri, yansıması.
  • Adal: Ün kazan.
  • Afet: Ortalığı birbirine katacak kadar güzel kadın.
  • Afife: Namuslu, namusuna çok düşkün olan.
  • Afitap: 1.Güneş. 2. Çok güzel, parlak yüzlü kadın.
  • Ağça: Temiz, saf.
  • Ahenk: Uyum
  • Ahsen: Çok güzel, olağanüstü güzel.
  • Ahu: Ceylan, karaca 2.Çok güzel,ince,zarif kadın.
  • Ahueda: Nazlı güzel.
  • Ahuela: AHUELA:Çok güzel gözlü.
  • Ahugül: Çok güzel.
  • Ahugüzar: Becerikli güzel.
  • Ahunaz: Nazlı güzel,nazenin.
  • Ahunisa: Çok güzel kadın.
  • Ahunur: Göz kamaştıran güzelliğe sahip olan.
  • Ahuse: Coşkulu güzellik
  • Ahuşen: Güzel ve neşeli.
  • Ajda: Filiz,sürgün. Çok genç.
  • Ajlan: Hızlı, çabuk, telaşlı
  • Akasya: Güzel kokulu bir süs bitkisi.
  • Akel: Eli uğurlu anlamında.
  • Akgün: Parlak gün, uğurlu gün, ışıklı.
  • Aksev: Aydınlığı sev,ışık saç.
  • Aksu: Anadolu'da değişik boylarda bir çok akarsuyun adı.
  • Aktan: Ak renkli tan; Kutlu tan, uğurlu tan.
  • Ala: Ela karışık renkli, alaca; Benekli; Tam olgunlaşmamış, yarı olmuş.
  • Alagül: Çok renkli gül.
  • Alçiçek: Kırmızı çiçek.
  • Alçin: Kızıl renkli küçük bir kuş.
  • Aleda: Nazlı, kaprisli
  • Alev: Yanan cisimlerin görüntüsünü tarif etmek için kullanılan bir kelime.
  • Aleyna: Bizim üzerimize olsun.
  • Algin: Birine gönül vermiş, vurgun, tutkun.
  • Algül: Kırmızı gül. Gül kırmızısı.
  • Alim: Gözü gönlü çeken nitelik, çekicilik, gönül çelen güzellik, alben
  • Alkim: Gökkuşağı.
  • Alkız: Kırmızı yanaklı,sağlıklı kız.
  • Alpike: Kahraman kraliçe.
  • Altin: Yüksek değerli bir maden
  • Alya: Yüksek yer, yükseklik, gök.
  • Amine: Yüreğinde korku olmayan.
  • Andaç: Anılar, hatıralar
  • Anil: Başkaları tarafından sözün edilsin
  • Anka: Kaf Dağı'nda bulunduğu söylenen masal kuşu
  • Arın: Arı, katışıksız, temiz, kirden uzak
  • Arkın: Yavaş, ağır, sakin
  • Armağan: Hediye, ödül
  • Armina: Emine, korkusuz, yürekli
  • Arnisa: Çok namuslu kadın
  • Arsen: Kurtuluş, özgürlük
  • Arsu: Su kadar berrak
  • Arsun: Yüreğindeki temizliği yansıtan
  • Arya: Operada sanatçının orkestra eşliğinde söylediği uzun şarkı
  • Arzu: Herhangi bir şey için duyulan aşırı istek
  • Arzucan: Candan isteyen.
  • Arzugül: İstenilen,beğenilen gül.
  • Arzum: İsteğim,dileğim,hevesim.
  • Arzunaz: Naz yapan,nazenin.
  • Asalbike: Gerçek hanım, gerçek güzel
  • Asel: Bal, Cennetteki dört sudan bir
  • Asena: Dişi kurt, güzel kız.
  • Aşkım: Sevdiğim,sevgilim.
  • Aşkın: Aşmış, ileri
  • Aslı: Temelli,köklü. Bir şeyin benzeri.
  • Aslıcan: Özü can gibi sevgili.
  • Aslıhan: Han soyundan gelen.
  • Aslım: Özü geçmişe ait.
  • Aslınaz: Nazlı olması geçmişinden gelen.
  • Aslınur: Nur saçan bir geçmişi olan.
  • Aslısu: Geçmişi su gibi berrak ve temiz olan.
  • Asu: Azgın, huysuz,isyan eden. Afacan.
  • Asude: Rahat, huzur içinde olan
  • Asuela: Ela gözlü yaramaz.
  • Asuman: Gökyüzü
  • Asya: Dünyanın en büyük kıtası
  • Ayben: Ben ayım anlamında
  • Aybeniz: Ay gibi parlak tenli,ay benizli.
  • Aybeniz: Ay gibi parlak tenli,ay benizli.
  • Aybike: Ay gibi güzel kız.
  • Aybirgen: Ay veren.
  • Ayça: Yay biçimindeki ay, Hilal.
  • Ayçağ: Ay gibi parlak çağ.
  • Aycan: Ay gibi sevilen,aydınlık can.
  • Ayçan: Ay gibi aydınlık kişi.
  • Ayçiçek: Gün çiçek
  • Ayda: Dere kıyılarında yetişen bir bitki.
  • Aydan: Güzelliğini aydan almış,ay gibi parlak ve güzel
  • Aydeniz: Hem ay, hem de deniz.
  • Aydonat: Işık donat, parlaklık donat anlamında.
  • Ayevi: Ay çevresinde oluşan ışık çemberi.
  • Aygen: Gönül arkadaşı.
  • Aygönül: Güzel gönüllü.
  • Aygün: Hem ay, hem gün.
  • Aykal: Ay gibi parlak ve ışıklı kal.
  • Aykız: Ay+Kız.
  • Ayla: Bazı yıldızların ve ayın etrafındaki ışık çemberi.
  • Aylan: Ay gibi güzel değerlere sahip olan.
  • Aylin: AYLA ile aynı anlamdadır: Bazı yıldızların ve ayın etrafındaki ışık çemberi.
  • Aynur: Ay ışığı.
  • Ayperi: Ay ve peri gibi çok güzel.
  • Aysar: Ayın evrelerine göre huyu değişen kimse.
  • Ayşe: Rahat ve huzur içinde yaşayan.
  • Ayşegül: Güller içinde mutlu yaşayan.
  • Aysel: Ay gibi olan güzelliğiyle nam salmış olan.
  • Aysema: Ay gibi parıldayan yüz.
  • Ayşen: Neşeli,gülen,aydınlık.
  • Ayşenur: Ayşe+Nur isimlerinden bir araya gelmiştir.
  • Ayseren: Güzelliğini gözler önüne seren.
  • Ayşıl: Ay ışığı.
  • Ayşim: Ayşin. Darlak ışık saçan.
  • Aysin: Sen aysın, ay kadar güzelsin.
  • Aysu: Ay gibi parıltılı ve su gibi berrak.
  • Aysun: Ay gibi ışıltılı ve güzel.
  • Ayten: Güzel bir tene sahip olan.
  • Aytu: Aya benzeyen tuğlu.
  • Azize: Saygın,sevgili,kutsal.
  • Azra: Üstünde hiç yürünmemiş kum; Yeni yetme kız.
  • Bahar: Yazla kış arasında olan mevsim. Güzellik,gençlik çağı.
  • Baha: Kıymet, değer, para.
  • Bala: Yavru çocuk.
  • Balca: Bal gibi, bala benzer.
  • Baler: Tatlı dilli, cana yakın.
  • Balın: Yar, sevgili.
  • Balkın: Pırıldayan, parlak.
  • Banu: Prenses; Hanımefendi. Yeni evli gelin.
  • Banuhan: Hatun hükümdar.
  • Başak: Ekinlerin tanelerini taşıyan baş kısmı.
  • Bediz: Resim, tasvir, süs, bezek.
  • Begüm: Hanım; Kadın hükümdar.
  • Behin: İyinin iyisi.
  • Behiye: Güzel.
  • Belde: Memleket, şehir, kasaba.
  • Belemir: Peygamber çiçeği olarak biliniyor. Açtığı kokusunun dağılmasıyla anlaşılan gizli çiçek anlamında.
  • Belen: Bel, geçit; İki dağ arasından geçen yol.
  • Belfü: Kar tanesi.
  • Belgi: İşaret.
  • Belgin: Kesin ve eksiksiz belirlenen.
  • Belgün: Aydınlık gün.
  • Belin: Korku ile şaşkın şakın bakmak.
  • Beliz: İşaret, iz; alamet
  • Belkıs: Efsaneye göre Hz. Süleyman zamanındaki Saba melikesinin adı.
  • Belma: Uysal,sakin.
  • Belur: Billur,billurdan olan.
  • Benan: Parmak uçları.
  • Benay: Ben ayım, ay gibiyim.
  • Benek: Namuslu kadın.
  • Bengi: Ölümsüz, sonsuz.
  • Bengisu: Ölümsüzlük suyu.
  • Bengül: Gül gibi.
  • Beniz: Yüz.
  • Bennur: Işık saçan.
  • Bergüzar: Anılmak için verilen şey, andaç.
  • Beria: Olgunluk ve güzelliğiyle üstün olan sevgili.
  • Beril: Zümrüt.
  • Berke: Zerdali, kayısı. Kamçı, değnek.
  • Berna: Bağlı, bağlanmış; Genç, körpe, delikanlı.
  • Berrak: Duru.
  • Berran: Keskin, kesici.
  • Berrin: Berin. En yüksek, en ulu anlamında.
  • Besime: Sevimli,güler yüzlü.
  • Besisu: Bitkilerin damarlarında dolaşan besleyici su.
  • Beste: Bir müzik parçasını oluşturan ezgilerin tümü.
  • Bestegül: Gül kadar güzel ve duygulu.
  • Bestenigar: Türk müziğinde bileşik bir makam.
  • Betül: BETİL. Erkeklerden çekinen namuslu kadın, Hz. Meryem ve Hz. Fatma`nın diğer isimleri
  • Beyza: Çok beyaz, lekesiz.
  • Bige: Evlenmemiş,çocuk doğurmamış olan. Sultan.
  • Bihter: Daha iyi, en iyi.
  • Bilcan: Bilgili dost.
  • Bilge: Çok bilgili ve bilgisini yararlı kullanan kişi.
  • Bilget: Havadis, malumat.
  • Bilhan: Çok bilgili.
  • Billur: Pek duru, pürüzsüz
  • Bilnaz: Çok naz eden.
  • Bilnur: Bilge kişi.
  • Binay: Öylesine güzel ki bin ay eder.
  • Bingül: Gülü bol; Gül bahçesi
  • Binnaz: Çok nazlı,cilveli,kaprisli.
  • Binnur: Çok ışıklı, ışığı gür.
  • Biray: Ay gibi tek, eşsiz
  • Birbet: Yüzü benzersiz.
  • Birgen: Yalnız, yalnızlığa alışkın.
  • Birgül: Tek ve güzel bir gül.
  • Biricik: Bir tane, tek, emsalsiz.
  • Birsen: Yalnız sen.
  • Birsu: "Bir içim su" denilebilecek kadar güzel olan.
  • Büge: Bent, su benti.
  • Buket: Çiçek demeti.
  • Büküm: Bükme eylemi.
  • Burçak: Bir bitki.
  • Burçin: Dişi geyik.
  • Burcu: Güzel koku, ıtır.
  • Buse: Öpücük
  • Büşra: Müjde, sevinçli haber.
  • Cahide: Çalışıp çabalayan.
  • Canan: Gönülden sevilmiş, yar.
  • Canay: Ay gibi temiz.
  • Candan: İçten, gönülden.
  • Candaş: Candan, değerli dost.
  • Caneda: İçten, sevimli kişi.
  • Canel: İçten,candan uzatılan dostluk eli.
  • Canfeza: Müzikte bileşik bir makam
  • Cankız: Sevilen, sevimli, şirin kız
  • Cankut: Sevimli, cana yakın
  • Cansel: Hayat veren su.
  • Cansın: İçten, gönüldensin.
  • Cansu: Can suyu. Hayat veren su.
  • Cavidan: Sürekli,kalıcı olan,sonsuz.
  • Celile: Büyük, ulu.
  • Cemile: Hatır hoşluğu için yapılan hareket.
  • Cemre: Ateş parçası, kor; Şubat ayında bir hafta arayla hava, su ve toprakta oluştuğu sanılan sıcaklık yükselişi.
  • Cennet: Çok güzel yer. İyilik yapanların,günahsızların öldükten sonra mutluluğa kavuşacaklarına inanılan yer.
  • Ceren: Çok hızlı koşan, gözlerinin güzelliğiyle ünlü, ince bacaklı, zarif hayvan; ceylan.
  • Cevher: Bir şeyin özü. Güç,enerji.
  • Cevza: İkizler burcunun eski adı.
  • Ceyda: İnce-uzun boyunlu ve güzel.
  • Ceylan: Süzgün ve tatlı bakışlı. Yapısı ince ve uyumlu olan. Gözlerinin güzelliğiyle ünlü zarif, ince bacaklı memeli.
  • Cihanbanu: Dünya hükümdarı.
  • Cihannur: Alemi aydınlatan nurlu ışık.
  • Çağ: Belirli bir özellik göz önünde bulundurularak ele alınan zaman dilimi.
  • Çağda: Yeni bir çağa adım atılmış
  • Çağın: Şimşek, yıldırım.
  • Çağla: Badem, kayısı,erik gibi yemişlerin olgunlaşmamış hal
  • Çağrı: Davet. Doğan kuşu. Mavi hareli göz.
  • Çevren: Gökyüzünün yerle bitişik gibi görünen kenarları, ufuk.
  • Çiçek: Bir bitkinin değişik renklerle bezenmiş kokulu bölümü.
  • Çiğdem: Akdeniz çevresinde yetişen çok renkli kır bitkisi.
  • Çilay: Ayın üzerinde beliren açık renkli lekeler.
  • Çilen: Hafif yağan yağmur, çisenti.
  • Çiler: Şarkılar söyleyen, şakıyan.
  • Çise: Çise(m). Hafif yağan yağmur(um)
  • Çisil: İnce ince yağan yağmur.
  • Çolpan: Çoban yıldızı.
  • Dalga: Hareketli su kütlesi; Denizin rüzgarlı havada kabarıp kıyıya sürüklenmesi.
  • Damla: Çok küçük miktarda su. Çok az.
  • Defne: Yaprakları güzel kokulu, yaz-kış yeşil olan bir bitki.
  • Demet: Çiçek bağlamı, deste
  • Demi: Kadife,şeftali gibi şeylerin üzerinde bulunan ince tüy.
  • Demre: Noel Baba'nın doğduğu sanılan tarihi yer.
  • Deniz: Yeryüzünün çoğunu örten engin su.
  • Deren: Toplayan, düzenleyen, pekiştiren.
  • Derin: Sığ olmayan.
  • Deryanur: Bilgisiyle ışık saçan.
  • Derya: Büyük deniz anlamında.
  • Desen: Çiçek, çizgi gibi süs şekilleri.
  • Deste: Bağlam, demet.
  • Destegül: Mevlevi dervişlerinin giydiği ince kumaştan yelek. Bağlanmış gül demeti.
  • Devin: Hareket, kımıldanış.
  • Devinsu: Suyun ritmik hareketleri. Akarsu.
  • Devrim: Yerleşik toplumsal düzeni, köklü, hızlı ve geniş kapsamlı olarak niteliksel değiştirme ve yeniden isimlendirme işlemi.
  • Devrin: Bir kişi veya olayın gündemde olduğu tarih dönemi.
  • Dicle: Bir nehir adı. Ulu ırmak.
  • Didar: Güzel yüz. Görme.
  • Dide: Göz, göz bebeği.
  • Didem: Gözüm gibi sevdiğim, sevgilim.
  • Dila: Gönlümü çalan.
  • Dilan: Gönüllerce olan, yürekler dolusu.
  • Dilara: Gönül alan, gönül okşayan.
  • Dilay: Gönle ışık saçan, ay kadar güzel.
  • Dilber: Gönlü yakan güzel. Alımlı güzel kadın.
  • Dildar: Gönlü baskı altında tutan sevgili.
  • Dilde: Ünü her tarafa yayılmış, herkesin konuştuğu, herkesin dilinde olan kimse.
  • Dilek: İstek, rica, arzu.
  • Dilem: Gönül ilacı.
  • Diler: Dilemek eyleminden.
  • Dilhan: İçten ve yürekten konuşan.
  • Dilnişin: Gönülde yer tutan, hoş, güzel.
  • Dilrüba: Gönlü şen, dertsiz.
  • Dilşah: Gönül şahı, sevgili, sultan.
  • Dilseren: Hatiplik yeteneğini gözler önüne seren.
  • Dilsu: Dil+Su anlamındadır.
  • Diniz: Sakin, dingin.
  • Doğangün: Doğmakta olan gün.
  • Doğay: Ayın yeni doğuş hali.
  • Doğa: Yaradılış ve yapı özelliklerinin tümü; Tabiat.
  • Dolunay: Ayın tam yuvarlak olduğu an.
  • Dora: Doruk, zirve.
  • Durugül: Gül gibi temiz olan.
  • Düş: Hayal, rüya, güzel rüya.
  • Düşüm: Hayalimdeki, düşlediğim, istediğim anlamında.
  • Duygu: Kişi, olay ve nesnelerin bireyin iç dünyasında uyandırdığı izlenim.
  • Duygun: Duygulu, hassas, hisli kişi.
  • Duygunisa: Duygulu, hassas kadın.
    • Ebru: 1. Keman kaş. 2. Bulut rengi. 3. Bir sanat dalı
    • Ece: Kraliçe. Güzel kız, kadın.
    • Ecegün: Çok güzel bir günde doğan.
    • Ecem: Kraliçem, sevgili kraliçe anlamında.
    • Ecenaz: Nazlı güzel.
    • Ecesu: Su gibi berrak ve güzel.
    • Ecmel: Çok güzel.
    • Eda: Naz, cilve. Davranış,tavır. Verme,ödeme. (Namaz için)kılma, yerine getirme. Üslup.
    • Efil: Rüzgar, dalgalanma.
    • Efsun: Büyü, sihir.
    • Elanaz: Ela gözlü, nazlı güzel.
    • Elanur: Ela gözleriyle nur saçan.
    • Elçin: Deste, tutam.
    • Elif: Kibar, narin yapılı, ince-uzun boylu kız.
    • Elife: Tutku, istek, alışılan şey.
    • Eliz: El izi.
    • Elvan: Renkler, çeşitler.
    • Emel: Arzu, özlem. Amaç, istenen şey.
    • Emet: Bereket, bolluk.
    • Emine: İnanılır, güvenilir.
    • Erçil: Doğru, inanılır, güvenilir kişi.
    • Erda: Beyaz karınca.
    • Erem: Cennet
    • Erendiz: Jüpiter gezegeninin adı.
    • Erke: Enerji, iş başarma gücü; Nazlı.
    • Erna: İşveli,cilveli,şen şakrak sevgili.
    • Eşay: Ayin güzelliğiyle eşdeğer güzelliğe sahip olan.
    • Esen: Sağlıklı, salim.
    • Esengül: Rüzgar gibi esen, gül gibi güzel kokan.
    • Eser: Emek sonucu ortaya çıkan ürün, yapıt; Yok olmuş bir nesneden kalan parça.
    • Esim: Rüzgar gibi olan.
    • Esin: Sabah rüzgarı.
    • Eşlem: Selametli, güvenilir
    • Esma: İsimler, adlar. Çok yüksek olan.
    • Esmacan: Adı can olan.
    • Esmagül: Adı gül.
    • Esmanur: Adı nur.
    • Esna: Yüksek, yüce. Bir işin yapıldığı an.
    • Esra: En çabuk, çok çabuk.
    • Eva: Havva. Yaratılan ilk kadın.
    • Eylül: Sonbaharda bir ay adı.
    • Ezgi: Melodi, şarkı, türkü.
    • Ezgin: Sesi düzenli gelen. Paraca durumu bozuk olan. Çok sıkıntı çekmiş.
  • Fatma: Çocuğunu sütten kesen kadın.
  • Fatmagül: Gül gibi güzel yeni anne olmuş kadın.
  • Fazilet: Erdemli, iyi ahlaklı.
  • Ferah: Aydınlık, iç açıcı.
  • Ferahgül: Güzelliğiyle neşe saçan.
  • Ferahnur: İnsanın gönlünü ışık saçarak aydınlatan.
  • Feray: Ay ışığı, ayın parlaklığı, ışıltı saçması.
  • Fercan: İnsanın ruhuna aydınlık veren bir içtenliğe sahip olan.
  • Ferda: Gelecek zaman, yarın; Kıyamet.
  • Ferdacan: İçtenliğini hiç kaybetmeyecek olan.
  • Ferhan: Sevinçli, gönlü hoş.
  • Feri: Köke değil dallara ait olan. İkinci derecede olan.
  • Feride: Eşi benzeri olmayan, tek. Çok değerli inci.
  • Feris: Şık, zarif.
  • Ferisu: Temizliği ve berraklığıyla ışık saçan.
  • Fernur: Aydınlık, ışık.
  • Fersude: Eskimiş, yıpranmış, örselenmiş.
  • Ferzin: Kraliçe.
  • Feyza: Bolluk, çokluk, bereket. Taşkın.
  • Feza: Boşluk, sınırsızlık; Uzay.
  • Fidan: Yeni yetişen ağaç.
  • Figen: Yaralayan, kıran
  • Filiz: Tohumdan çıkan sürgün. İnce ve güzel vücutlu.
  • Firdevs: Cennetler. Cennet bahçeleri.
  • Firuze: Açık mavi renkte, değerli bir süs taşı.
  • Fulya: Nergisgillerden güzel kokulu sarı bir çiçek.
  • Funda: Çalı ormanı, çalılık; Püskül, tepelik.
  • Füruzan: Parlayan, parlak.
  • Füsun: Büyü.
  • Gamze: Göz kırpma, gözle işaret; Nazlı bakma; Gülerken bazı kişilerde yanaklarda beliren çukur.
  • Gaye: Amaç, erek.
  • Gazal: Ak geyik, ahu; Geyik yavrusu; Güzel söz (mecazi)
  • Gazel: Konusu daha çok sevgi ve içki olan, manzume; Tek kişinin özel ahenkte okuduğu müzik parçası; Sonbahar vaktinde düşen yapraklar.
  • Gece: Gün batımından ağarmasına kadar geçen süre.
  • Gelincik: Yazın kırlarda yetişen parlak kırmızı renkli bir çiçek.
  • Gerçek: Yakıştırma veya yalanı olmayan.
  • Gizem: Sır; Aklın erişemediği çözülemeyen şey.
  • Gök: Yerin göz ile görülebilen ufuklarından başlayarak yukarıda kubbenin içi gibi gözüken sonsuz boşluk; Mavi renk.
  • Gökben: Ben gökyüzü anlamında.
  • Gökçe: Güzel, gösterişli - Yiğit, cesur - Mavi gözlü.
  • Gökçenaz: Nazlı mavi.
  • Göksu: Türkiye'nin çeşitli yerlerinde bulunan akarsuların adı.
  • Gökyel: Kuzeydoğudan esen rüzgar, poyraz.
  • Gonca: Tam açılmamış çiçek
  • Goncagül: Gül goncası.
  • Gönen: Rutubet, yaşlık; Ekilecek toprağın tavlandırılması.
  • Gönül: İstek, arzu, sevgi.
  • Gönülgül: Gül gibi zarif bir gönlü olan.
  • Görke: Heybetli.
  • Görkem: Göz alıcı ve gösterişli olma durumu, ihtişam.
  • Gözde: Çok sevilen, beğenilen nitelikte olan. Çok güzel.
  • Gözdem: Beğendiğim, sevdiğim, saydığım, bitanem.
  • Gözdenaz: Nazlı güzel.
  • Gözdenur: İnsanlara vermiş olduğu iç huzurla herkesin beğenisini kazanan.
  • Gözen: İlgi çekici, samimi; Sulak yer; Pınar
  • Güher: Cevher.
  • Gül: Gülgillerin örneği olan bitki ve bunun çiçeğine verilen ad; Gülmek eyleminden gül.
  • Gülal: Gülün kırmızısı gibi güzel.
  • Gülay: Gül gibi güzel, ay gibi aydınlık olan.
  • Gülbahar: Ebru yapmakta kullanılan koyu kırmızı toprak rengi
  • Gülben: Gül yüzlü,gül gibi beni olan.
  • Gülbin: Gül fidanı, gül yetişen yer.
  • Gülcan: Gül gibi güzel kişi.
  • Gülce: Gül gibi.
  • Gülçiçek: Her yönüyle güzel olan.
  • Gülçin: Gül toplayan, gül seven.
  • Gülden: Güle ilişkin, gülden yapılmış. Gül soluklu.
  • Güleda: Gül gibi güzel ve nazlı.
  • Gülen: Güleç yüzlü, mutlu anlamında.
  • Gülenay: Güleç ay, gülümseyen ay; Ay gibi gülümseyen güzel.
  • Gülfem: Ağzı gül gibi olan
  • Gülfer: Zarifliği ve güzelliğiyle göz kamaştıran.
  • Gülgen: Güler yüzlü.
  • Gülgün: Gül renkli; Gülen, gülümseyen.
  • Gülhan: Gül kadar çok sevilen, han, hakan
  • Gülin: Güzel, zarif.
  • Gülinaz: Nazlı, güzel.
  • Gülistan: Gül bahçesi.
  • Güliz: Gül yetiştiren.
  • Gülizar: Al yanaklı, gül yanaklı; Alaturka müzikte bir bileşik bir makam.
  • Gülnihal: Gül fidanı.
  • Gülnisa: Gül gibi kadınlar anlamında.
  • Gülnur: Işık saçan güzellik.
  • Gülperi: Gizemli gül, saklı gül.
  • Gülriz: Gül saçan.
  • Gülru: Gül yüzlü, gül yanaklı
  • Gülşah: Gül dalı; Güzelliğiyle ün salmış olan.
  • Gülsanem: Çok güzel kadın.
  • Gülselin: GÜLSELİ. Coşkulu bir güzelliğe sahip olan.
  • Gülşen: Gül bahçesi.
  • Gülsu: Gül ve su gibi güzel.
  • Gülsün: Yaşam boyu yüzü gülsün anlamında.
  • Gülten: Gül tenli, vücudu gül gibi
  • Gülüm: Bana ait olan gül. Canım.
  • Gülümse: Tebessüm et.
  • Gün: 24 saatlik zaman dilimi; Güneşin yeryüzüne gönderdiği ışık; Güneş, yaşam.
  • Günal: Işık al, ışıklı ol.
  • Günan: Doğumuyla sevinç getiren; Anılan gün.
  • Günay: Hem gün, hem ay.
  • Günçiçek: Ay çiçek.
  • Günden: Güne ilişkin, güneşe ilişkin; Güneşten bir parça.
  • Gündüz: Günün aydınlık bölümü.
  • Güneş: Çevresindeki gezegenlere ısı ve ışık veren büyük gök cismi.
  • Günhan: Oğuzhan'ın altı oğlundan biri.
  • Günnaz: Nazlı kişi.
  • Günnur: Güneş gibi ışık saçan.
  • Günsu: Gün gibi aydınlık, su gibi berrak.
  • Güray: Bol ışıklı ay, güçlü ay.
  • Gürdal: Güçlü dal, sık dal.
  • Güven: Güvenmekten, yürekli ol anlamında.
  • Güz: Sonbahar.
  • Güzay: Güneş olmayan yer; Kuzey; Güz ve ay.
  • Güzel: Hoşa giden,hayranlık uyandıran.
  • Güzin: Seçilmiş, seçkin, Beğenilen.
  • Güzün: Güz mevsiminde olan.
  •  
  • Habibe: Sevgili,seven dost.
  • Hale: Ayın çevresindeki ışık halkası.
  • Halenur: Kutsal ışık.
  • Handan: Güleç, sevinçli,şen şakrak.
  • Hande: Gülüş,gülme. Açılma. Eğlenme.
  • Hanife: Allah'ın birliğine inanan; Hz. Muhammed zamanından önce tek tanrıya inanan.
  • Harika: Sıradanlığın üstündeki nitelikleriyle insanda hayranlık uyandıran.
  • Hasibe: Değerli,soyca temiz,soylu.
  • Haslet: Doğuştan gelen güzel huy.
  • Havva: Yaratılan ilk kadın.
  • Hayal: Varmış, olmuş gibi zihinde canlandırılan imge, görüntü.
  • Hayat: Ömür, Yaşam.
  • Hazal: Kuruyup dökülen ağaç yapraklarının güzelliği.
  • Hazan: Sonbahar.
  • Helin: Yuva.
  • Henna: Kına Ağacı.
  • Hera: Mitolojide analığın yüceliğini temsil eden tanrıça.
  • Hesna: Güzel,hanımefendi kadın.
  • Heves: Bir şeye duyulan istek.
  • Hevin: Aşk, Sevda.
  • Hicran: Ayrılık,bir yerden ayrılmak. Ayrılığın sebep olduğu dayanılmaz acı.
  • Hilde: Kurtulmak, yükselmek, ilerlemek.
  • Hilâl: Ayın yay biçimindeki görünüşü,yeni ay,ayça.
  • Hoşseda: Hoşa giden ses.
  • Hülya: İnsanın kurduğu tatlı düş; Sevda.
  • Hüma: Efsanelerde geçen, yere konmayıp sürekli gökte kaldığına inanılan cennet kuşu.
  • Hümeyra: Kızıllık, pembelik.
  • Hüner: İnce ve şaşırtıcı ustalık.
  • İclal: Ağırlama,ikram. Büyüklük,ululuk.
  • İdil: Kır yaşamı içinde aşk konusunu işleyen kısa şiir; Volga ırmağına Türkler'in verdiği ad.
  • İdilsu: Su için yazılmış şarkı.
  • İklil: Taç esfer.
  • İlayda: Su perisi
  • İlbüke: İlbey hanımı, seçkin hanım.
  • İlcan: Ülkenin canı,sevdiği.
  • İlgi: İki şey arasındaki ilişki; Bir şeye duyulan merak; Eğilim
  • Ilgın: Beyaz ya da pembe, çiçekli, çok hafif yapraklı bir ağaççık (genellikle küçük akarsu kıyılarında bulunur).
  • İlgin: Yabancı,gurbette yaşayan.
  • Ilgıt: Esinti ve akış için kullanılan yavaş yavaş anlamında
  • İlgün: Ülke güneşi. Başkaları,yabancılar.
  • Ilım: Uzlaşmacı yumuşaklık.
  • İlkbahar: Yılın ılık mevsimi.
  • İlkcan: İlk doğan çocuklara verilen ad.
  • İlke: Temel alınan düşünce, kural.
  • İlkgüz: Eylül ayı.
  • İlkim: İlk çocuklar için kullanılan adlardan. Önce,öncelikle.
  • İlknur: İlk ışık.
  • İlkyaz: İlkbahar.
  • İlma: Parlatma. Belirleme,işaret etme.
  • İlsel: İlle ilişkili, yurtla ilişkili.
  • İlsu: Ülkenin suyu, bereketi.
  • İmer: Zengin,varlıklı.
  • İmge: Düş, hayal, görüntü, tasarım.
  • İmran: Evine bağlı, evcimen anlamında.
  • İmren: İmrenmek fiilinden, görünen şeyi edinme isteği.
  • İnci: Süslemede kullanılan, istiridyede yetişmiş değerli madde.
  • İncilay: Parlama,ışıldama.
  • İncinur: İnci gibi ışıklı,parlak.
  • İpar: Yüksek dağların kar tutmayan yerlerinde yetişen çiçek
  • İpek: İpekböceği kozasından elde edilen ince, parlak kumaş. Kibar,zarif.
  • İrem: Bahçeleriyle ünlü masal kenti
  • İren: Özgür, serbest
  • İris: Mitolojide Tanrıların elçisi.
  • Irmak: Akarsuların En büyüğü.
  • Işık: Cisimleri görmeyi, renkleri ayırt etmeyi sağlayan fiziksel enerji. Aydınlık,nur.
  • Işıl: Pırıltı, parlaklık, ışık, aydınlık
  • Işılay: Işıltılı ay, parlayan ay.
  • Işıltı: Parıltı, titrek ışık.
  • Işın: Bir kaynaktan belli bir doğrultuya giden ışık çizgisi
  • Işınbıke: Aydınlık saçan kadın.
  • İsmihan: Hükümdar ismi.
  • Itır: Güzel koku; El ve yüze sürülen çiçek özü, esans.
  • İyilem: Güzellik,iyilik.
  • İzel: El izi anlamında.
  • İzem: Büyüklük, ululuk.
  • İzgi: Güzel, adaletli, zeki.
  • İzim: Önceden bulunduğum yerde bıraktığım belirti anlamında.
  • İzlem: İzlemek eylemi.
  • Jale: Çiğ, kırağı. Sabahları otların üzerinde olan su damlaları.
  • Jalenur: Parlayan,ışıldayan çiğ.
  • Janseli: Güneşin Doğduğu Yer (Çerkez İsmi).
  • Janset: Güneşin Doğuşu (Çerkez ismi).
  • Jasmin: Yasemin.
  • Jeyan: Kızan, kükreyen.
  • Jinsal: Çağ, yaş, dönem.
  • Jülide: Dağınık,karmakarışık.
  • Kader: Alınyazısı,yazgı. Talih.
  • Kainat: Var edilen şeylerin hepsi, yaratılanlar.
  • Kamelya: Pembe,kırmızı,beyaz çiçekler açan bir süs bitkisi.
  • Kamer: 1. ay; Mecazi parlak ve güzel anlamında.
  • Kamile: Tam,eksiksiz. Kemale ermiş. Bilgin, bilgili.
  • Kamuran: İstediğine ulaşmış, mutlu.
  • Karaca: KARACA: Rengi karaya yakın, esmer; Avrupa ve Asya'nın ılıman bölgelerinde yaşayan kısa ve çatallı boynuzlu bir memeli hayvan.
  • Karanfil: Kokulu bir çiçek.
  • Kardelen: Kar kalkmadan çiçek açan süs bitkisi.
  • Karmen: Parlak kırmızı.
  • Kayra: Yüksek tutulan ya da sayılan birinden gelen iyilik; Tanrıdan geldiğine inanılan iyilik; İhsan, lütuf.
  • Kerime: Cömert. Ulu,büyük. Kız çocuk.
  • Kevser: Cennette bulunduğuna inanılan su.
  • Kıvanç: Sevinç
  • Kıvılcım: Yanmakta olan bir maddeden sıçrayan küçük ateş parçası.
  • Kızıltan: Kızıl renk almış tan.
  • Kösem: Sürünün önünden giden,yol gösteren koç. Cildi temiz,pürüzsüz.
  • Kuğu: Beyaz tüylü bir su kuşu.
  • Kumru: Sevgilisine düşkünlüğüyle bilinen güvercin benzeri bir kuş.
  • Kumsal: Kumla örtülü deniz kıyısı.
  • Lale: Çan biçiminde bir çiçek.
  • Lalehan: Lalelerin sultanı.
  • Lalezar: Lale yetiştirilen yer,lale bahçesi.
  • Lamia: Parlayan, parlak.
  • Latife: Yumuşak, hoş, güzel, nazik, Güldüren güzel söz, şaka.
  • Leman: Parlama, parıltı.
  • Lemis: Dokunma, elleme.
  • Lerzan: Titreyen, titrek.
  • Leyan: Parlayan,parlayıcı, Konfor, Lüks hayat.
  • Leyla: Saçları gece gibi simsiyah olan kadın; Çok karanlık gecede görülen ışık.
  • Leylifer: Gece ışığı.
  • Lila: Açık eflatun.
  • Linet: Sürgün.
  • Mahire: Hünerli, becerikli.
  • Mahperi: Güzeller güzeli.
  • Maide: Üzerinde yemekler bulunan sofra; Yemek, ziyafet.
  • Manolya: Bir süs bitkisi.
  • Maral: Dişi geyik.
  • Mavisu: Deniz.
  • Mayıs: Bir Bahar ayı.
  • Mebruke: Kutlu kadın ("mübarek kelimesinin dişisi").
  • Mediha: Övülen, beğenilen, sevilen kadın.
  • Mehir: Ay parçası.
  • Mehpare: Ay parçası gibi güzel.
  • Mehtap: Ay ışığı, dolunay.
  • Mehveş: Ay gibi güzel kadın.
  • Melda: İnce ve taze bedenli.
  • Melek: Tanrı katında bulunan ruhani varlıkların her biri; Pek güzel, yumuşak huylu ve masum (mecazi).
  • Meliha: Güzel, şirin, sevimli.
  • Melike: Kadın hükümdar, padişah eşi.
  • Melis: Bal, Bal arısı.
  • Melisa: Oğul otu.
  • Meltem: Yazın karadan denize doğru esen yel.
  • Menekşe: Mor beyaz renkli, kokulu, yuvarlak yapraklı bir çiçek.
  • Meral: Dişi geyik, ceylan.
  • Mercan: deniz dibine ağaç gibi kök salarak büyüyen, hayvan gibi duyguya sahip, kırmızı renkli, kalker iskeletli bir canlı türü.
  • Merve: Mekke'de Safa dağının karşısındaki kırmızı renkli tepenin adı.
  • Meryem: İsa peygamberin annesinin adı.
  • Merze: İsa peygamberin annesinin adı.
  • Meyyal: Meyleden,aşırı istekli. Fazlaca eğilen. Eğik.
  • Mihriban: Dost,sevgili,yarendeş. İyi yürekli,güler yüzlü.
  • Mihrican: Dost, sevgili, Sonbahar.
  • Mihrigül: Güler yüzlü, dost, sevecen, güzel.
  • Mihrinaz: Güler yüzlü, dost, sevecen, güzel.
  • Mihrinur: Güldüğünde ışıklar saçan.
  • Mimoza: Bir süs bitkisi.
  • Mina: Mine. Liman. Şişe,cam,billur. Şarap şişesi.
  • Mine: İnce ve parlak nakış; Madenler üzerine vurulan renkli cam tabakası; Şişe, cam, billur sırça.
  • Miray: Yılın ilk aylarında doğan.
  • Mircan: Güneş gibi aydınlık.
  • Mısra: Manzumenin satırlarından her biri, dizeler.
  • Müge: Güneş gibi aydınlık.
  • Müjde: Sevindirici haber; İyi haber getirene verilen bağış.
  • Müjgan: Kirpikler.
  • Nadide: Az bulunur, görülmemiş, Çok değerli, eşsiz.
  • Nadire: Az bulunan.
  • Nağme: Güzel uyumlu ses, ezgi; Birinin yalandan ve nazlanarak söylediği söz.
  • Nahide: Venüs gezegeni. Ergenlik çağında genç kız.
  • Narin: İnce, ince yapılı, kibar.
  • Naşide: Şair, şiir okuyan ve yazan.
  • Naz: İsteksiz gibi görünen, çekingen davranış.
  • Nazan: Cilve yapan, nazlanan, nazenin.
  • Nazer: Nazar.
  • Nazgül: Gül kadar güzel olan, nazlı.
  • Nazlıgül: Naz yapan han anlamında.
  • Nazlım: Naz yapan; İşveli(m), edalı(m)
  • Necla: Evlat,çocuk. Soylu.
  • Nefise: Çok güzel, değerli.
  • Nehir: Akarsu, ırmak.
  • Nehire: Gereğinden fazla.
  • Nergis: Bir süs bitkisi.
  • Nermin: Yumuşak, narin, ince.
  • Neşe(m): Gönül açıklığı(m), sevinc(im)
  • Nesli: Soylu
  • Neslihan: Han soyundan. Sevgi ile hükmeden.
  • Neslişah: Şah soyundan.
  • Nesrin: Yaban gülü
  • Neşve: Keyif, neşe.
  • Neva: Ses, ahenk; Güç, zenginlik, servet; Nasip; Türk müziğinde bir makam.
  • Nevade: Torun anlamında.
  • Neval: Talih, kader, kısmet.
  • Nevbahar: İlkbahar, ilkyaz.
  • Neveser: Türk Müziğinde Dede Efendi'nin bulduğu bileşik bir makam.
  • Nevgece: Yeni yeni oluşan gece.
  • Nevgül: Yeni açmış gül.
  • Nevid: Yeni, yepyeni.
  • Nevra: Beyaz çiçek, Işıklı olma, parlaklık.
  • Nevres: Yeni yetişen.
  • Neyir: Işıklı, aydınlık, parlak.
  • Nigar: Resim kadar güzel sevgili; Nakış; Resim.
  • Nihal: İnce ve düzgün vücutlu sevgili. Fidan,taze sürgün.
  • Nihan: Saklanmış, gizli olan; Sır.
  • Nil: Çivit. Mısır'da bir nehir.
  • Nilay: Işıklı mavi,ışıklı lacivert.
  • Nilgün: Lacivert renkli, çivit renginde.
  • Nilüfer: Durgun sularda yetişen, değişik renkli ve uzun ömürlü su bitkisi.
  • Niran: Nurlar, aydınlıklar, ışıklar, Ateşler, Cehennem.
  • Nisa: Kadın, kadınlar.
  • Nisan: Gelin çiçeği; İlkbaharın ilk ayı.
  • Nüket: Nükte, zarif, güzel sözler.
  • Nükhet: Güzel koku.
  • Nükte: İnce anlamlı, düşündürücü şaka söz.
  • Nur: Aydınlık, parıltı, parlaklık.
  • Nuran: Nurlu, ışıklı.
  • Nuray: Işık saçan.
  • Nurcan: Aydınlık insan.
  • Nurfer: Işık veren, aydınlatan, ferahlatan.
  • Nurgül: Nur, Gül.
  • Nurgün: Nur, Gün.
  • Nurperi: Bir peri kadar göz kamaştırıcı güzelliğe sahip olan.
  • Nursal: Işıksal, ışıkla ilgili.
  • Nursay: Işık gibi say, ışık gibi bil anlamında.
  • Nurseli: Işık seli (yağmuru) anlamında.
  • Nurseza: Nura layık, ışığa, aydınlığa layık anlamında.
  • Nurten: Işık gibi duru tenli anlamında.
  • Nutiye: Gökyüzündeki en parlak yıldız.
  • Oksal: Ok at; Oka ilişkin.
  • Okşan: Sevil, şefkat gör.
  • Olca: Ganimet, bolluk.
  • Olcay: Mutlu, ongun; Rastlantıları düzenlediği ve böylece de insanlara iyi ya da kötü durumlar hazırladığı sanılan şey, şans, talih.
  • Olgaç: Bilgi ve görgüde olgunlaşan.
  • Omay: Gözde, sevilen, beğenilen.
  • Ongu: Sağlık, mutluluk.
  • Ongül: Ön ayak olmak; İlk gül.
  • Orkide: Salepgillerden güzel çiçekli birtakım bitki türlerinin ortak adı.
  • Oya: Bir nesneye oyularak yapılan süs; Genellikle ipek veya ibrişim ile iğne, mekik, tığ kullanılarak yapılan ince dantel.
  • Oylum: Hacim, dirim; İçi oyulmuş, çukur duruma getirilmiş; Resimde derinlik, üç boyutluk etkisi, mimarlıkta mekan karşılığı.
  • Ödül: Armağan.
  • Ödün: Kendini yücelt. Zaman. Kez, defa.
  • Önay: Yeni çıkmış ay.
  • Öngül: Direnen, inatçı, Kılavuz, Öncü, teşvik eden.
  • Örgün: Türlü ve düzenli parçalardan oluşan.
  • Övgü: Övme, övmek için söylenen söz.
  • Övgün: Övülmüş, övülen kişi.
  • Övünç: Övünmeye yol açan ya da hak kazandıran şey, kıvanç, sevinç, övünç.
  • Öykü: Hikaye, ayrıntılarıyla anlatılan olay.
  • Özben: Bireyin kendi varlığı; Gerçek ben anlamında.
  • Özde: Kişinin kendi içinde, özünde, canda olan.
  • Özge: Yabancı, İyi,güzel. Cana yakın, şakacı. Yürekli, gözü pek.
  • Özgen: Başına buyruk. Rahat. Özü geniş. Kuzu kulağı otunun filizi.
  • Özgül: Gerçek gül, benim gülüm anlamında.
  • Özlem: Bir şeye karşı duyulan istek, bir kimseyi ya da bir şeyi görme, kavuşma isteği; Hasret.
  • Özlen: Görme isteği uyandır, kavuşma isteği ver, seni özlesinler.
  • Öznil: Nil gibi verimli.
  • Öznur: Özü ışıklı, aydınlık.
  • Özsu: Besleyici su, besisuyu, bitkilerin dokularında bulunan su.
  • Özten: Güzel tenli.
  • Özün: Şiir, Hak edilmiş ün.
  • Pamira: Orta Asya'da bir yayla
  • Papatya: Baharda çiçek açan bir kır bitkisi.
  • Parla: Parlamak eyleminden parla, ışık saç; Başarılı ol, ünün sanın artsın; Güzel ol, güzel görünüşlü ol.
  • Pelin: Acı ve güzel kokulu bir bitki.
  • Pelinsu: Pelin+Su, hem pelin hem su anlamında.
  • Perçem: Kahkül.
  • Peri: Cisimleri çok latif ve görünmez olan hoş yaratık; Güzel insan, güzel kimse.
  • Perran: Uçan, uçucu.
  • Pervin: Ülker yıldızı.
  • Petek: Arıların bal topladıkları balmumu yuvacıkları.
  • Peyda: Belli, açık, ortaya çıkmak, oluşmak.
  • Pınar: Büyük su kaynağı.
  • Pırıltı: Pırıldayan şeyin çıkardığı ışık.
    • Rabia: Dördüncü.
    • Rahşan: Parlayan, parlak, aydınlık,ışıltı.
    • Rana: İyi, güzel, yumuşak, hoş.
    • Ravza: Sulu, su yatağı yer; Bahçe.
    • Rebia: Bahar.
    • Renan: Çok ses çıkaran, çınlayan.
    • Rengin: Boyalı, renkli; Hoş, latif ve güzel.
    • Revan: Yürüyen, giden; akan, akıp giden. Ruh, can.
    • Reyhan: Yaprakları güzel kokan bir süs bitkisi, fesleğen.
    • Rezzan: Ağırbaşlı, onurlu.
    • Rima: Dişi ceylan yavrusu.
    • Rosa: Gül rengi,pembe kırmızı arası bir renk.
    • Rüçhan: Üstünlük.
    • Ruhan: Güzel kokulu.
    • Ruhsar: Yanak, yüz, güzel yüz.
    • Ruhşen: Neşeli,canlı.
    • Ruhugül: Gül kadar temiz bir ruha sahip olan.
    • Rukiye: Büyü, sihir.
    • Rüya: Düş; Gerçekleşmesi imkansız durum, hayal; Gerçekleşmesi beklenen şey, umut.
      • Saba: Gündoğusundan esen hafif ve tatlı rüzgar. Türk müziğinde bir makam.
      • Sabah: Günün ağarmasıyla başlayan ilk saatler.
      • Sahra: Kır, ova, çöl.
      • Saliha: Yararlı, iyi, elverişli.
      • Sanal: Sanlı ol, ünlen.
      • Sanem: Çok güzel kadın; Put.
      • Sara: Halis, saf, katkısız.
      • Sare: Olmak, oldu; Cemaat, topluluk; İhtiyaç, susuzluk.
      • Saye: Gölge; Koruma, yardım, sahip çıkma.
      • Saygın: Sayılan, sevilen.
      • Sayıl: Her zaman saygı gör.
      • Sebla: Uzun kirpikli göz.
      • Seçil: Beğeni, sevgi, üstünlük gösterilen.
      • Seda: Ses; Doğa veya bir engele çarpıp geri dönen ses, yankı.
      • Sedef: Midye ve istiridye gibi deniz hayvanlarının kabuğunda bulunan pırıltılı, beyaz, sert bir madde; Bu maddeden yapılmış veya bu madde ile süslenmiş.
      • Seden: Uyanık, tetikte; Gözü açık olmak.
      • Segah: Doğu müziğinin makamlarından.
      • Seher: Tan ağartısı.
      • Sel: Taşkın su.
      • Selda: Bir söğüt cinsi.
      • Selen: Haber, Müjde.
      • Selin: Gür akan su.
      • Selinti: Ufak sel.
      • Selis: Akıcı söz.
      • Selma: Barış içinde, huzur, erinç.
      • Selmin: Barış ve sevgi duygusuyla dolu olan.
      • Selva: Amerika'da Amazon, Afrika'da Nijer ırmakları gibi ekvator bölgesinde büyük suların geçtiği havzalarda bulunan geniş ve balta girmemiş ormanlara verilen ad.
      • Selvi: İnce uzun ağaç.
      • Sema: Gökyüzü; Göç.
      • Semanur: Nurlu gökyüzü.
      • Semen: Yasemin çiçeği. Semizlik.
      • Semin: Değerli, pahalı; Semizlik.
      • Semiramis: Babil'in Asma Bahçeleri'ni kurduran Asur kraliçesi.
      • Semra: Esmer kadın.
      • Sena: Övmek, methetmek; Şimşek parıltısı; Yücelik, yükseklik; Aydınlık; Bir ot adi.
      • Senahan: Metheden, alkışlayan, öven.
      • Senar: Yar, aşık, seven insan.
      • Senay: Ay gibi güzelsin.
      • Senem: Kars dolaylarında kadın ve erkeklerin karşılıklı olarak oynadıkları bir halk dansı; Arapça'da put; Arapça'da kendine tapılacak kadar güzel olan kadın, sevgili, güzel.
      • Sera: Varlıklı olmak, zengin olmak; Şarkı söyleyen; Yer, toprak; Ok yapımında kullanılan bir ağaç.
      • Serap: Çorak yerlerde, çölde, sıcak ve ışığın etkisiyle, ileride, yakında ya da ufukta su veya yeşillik var gibi görünmesi olayı.
      • Seray: Ay gibi güzel.
      • Seren: Gemi direği.
      • Serpil: Gelişmek, büyümek.
      • Serpin: Yağmur.
      • Serra: Rahatlık, kolaylık.
      • Sertab: İnatçı anlamında.
      • Seval: Severek al anlamında.
      • Sevda: Vurgunluk, tutkunluk, aşk; Heves, arzu, kuvvetli istek.
      • Sevdem: Sevginin en son demi.
      • Seven: Bir başkasına sevgi duyan.
      • Sevgi: İnsanı bir şeye ya da bir kişiye karşı yakın ilgi ve bağlılık göstermeye yönelten duygu.
      • Sevgül: Gül gibi sevilen.
      • Sevil: Her zaman sevilen biri ol.
      • Sevim: Sevmek eylemi; Bir kişi ya da bir şeyde bulunan o kişi ya da şeyi başkalarına sevdiren özellik.
      • Sevinç: İstenilen şeyin olmasıyla duyulan coşku.
      • Sevtap: Tapılacak kadar çok sevilen.
      • Seylan: Sel, akma, akış.
      • Seyyal: Akıcı, akışkan.
      • Sezen: Hisseden, sezgili.
      • Sezgi: Sezmek eyleminden sezgi; Sezme yeteneği.
      • Sezin: Sezinleme işi, sezme. Duygulu,anlayışlı.
      • Sibel: Henüz yere düşmemiş yağmur damlası (Fransızca "si belle": öylesine güzel anlamında).
      • Sıla: Bir süre ayrı kaldığı bir yere veya yakınlarına kavuşmak; Doğup büyüdüğü ve özlediği yer; Bahşiş, hediye; Bağ.
      • Sim: Gümüş gibi parlak ve beyaz.
      • Sima: Yüz, çehre.
      • Simge: Anlamı olan harf, bitki gibi işaretler.
      • Simirina: İzmir'in eski adı. Aynı zamanda Amazon savaşçılarının kraliçesinin adı.
      • Sinem: Yüreğim, çok sevdiğim.
      • Sitare: Yıldız.
      • Soneda: Nazlı olmaması temenni edilen.
      • Songüz: Kasım ayının halk arasındaki adı.
      • Sonyaz: Sonbahar.
      • Su: Canlıların yaşaması için en gerekli olan kokusu, rengi olmayan sıvı.
      • Süheyla: Yumuşak ve iyi huylu,mütevazı kadın.
      • Sumru: Bir şeyin yüksek yeri, tepesi.
      • Suna: Boylu, poslu, yakışıklı. Yaban ördeği.
      • Sündüs: Ham ipek, ipekli.
      • Surperi: Peri güzeli.
      • Süsen: Nisan-Haziran dönemlerinde açan güzel kokulu bir çiçek.
      • Suzan: Yakan, yakıcı.
      •  
      • Zehra: Çok beyaz, parlak yüzlü.
      • Zehre: Çiçek.
      • Zeliha: Züleyha, su perisi.
      • Zennan: Kadınlar.
      • Zennur: Zinnur, nurlu, ışıklı.
      • Zeren: Anlayışlı, kavrayışlı.
      • Zerin: Altından ya da altına benzer olan.
      • Zerrin: Altından yapılmış.
      • Zeynep: Süs, bezek.
      • Zinnur: Nurlu, ışıklı
      • Zişan: Şanlı, şerefli - Bir tür lale.
      • Zübeyde: Öz, asıl.
      • Zuhal: Satürn gezegeninin adı.
      • Zühre: Çoban yıldızı, venüs.
      • Zulal: Hafif, güzel, soğuk su.
      • Zülal: Saf, temiz, hafif tatlı su.
      • Züleyha: Su perisi - Hz.Yusuf'un karısı.
      • Zümra: Akıllı, çabuk kavrayan kadın.
      • Zümrüt: Cam parlaklığında, yeşil renkte, saydam bir süs taşı
    •  
  • ANKET  
       
    Reklam  
       
    DOST SİTELER  
      http://www.c-ronaldo07.tr.gg/

    http://ucanfiiller.tr.gg/

    www.gruphepsid.tr.gg

    www.ay-ir.tr.gg

    www.originalgirl.tr.gg
     
    => Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
    merve